8 Haziran 2015 Pazartesi

NEFESİMDEN OLMAMAK İÇİN NEFSİME MEKTUP !

NEFESİMDEN OLMAMAK İÇİN NEFSİME
MEKTUP !

Bak içine;

Ne dilersen dile. Neyi arzulamaktasın?
Önemsenmek, vazgeçilmez olmak, gücü elinde tutmak? Gol atmak? Nefsini memnun
etmek için attığın her adımda ruhun çelme takar ayağına. “Huzuru mu arıyordunuz?
“ diye soracak kalbin. Bak içine, GÖR KENDİNİ. Niyetin temiz olması
yetmez,  “yürüdüğün yolu temizledin mi?”
diye soracaklar. Niyetin temiz ama araçların amaca dönmesin. Dikkat et
… Yolun öte yüzünde izleyenin var.

Yürüdüğün yolda kendini kaybettiğin anlarına odaklan. Herşey
geçicidir. Ün de, yenilgi de… yıldızlar ışıklarını söndürdüğünde geriye kalan
sadece  imsanlığın olacaktır.

Gururla değil onurla,

Nefsinle değil ruhunla,

Bilincinle değil kalbinle,

Diyebiliyorsan her gün batımı kendine, gerçek gücün sadece
''O''na ait olduğunu ve ''O"nunda her zaman seninle olduğuna ,uyanabilirsen her gece
uykularında… Ne bomba, ne kavga, ne seçmek, ne seçilmenin önemi kalır. İç
huzurunda olan için ; unutma ey kalbim… Tek ve eşsizsin herkes kadar. Haklı
olabilirsin, ancak haklılığını anlatırken öfkenin penceresinden bakarsan
kızdığın insanlara dönüşüverirsin. Sevginin penceresinden bakarsan haksızlık
bile silinir. Bir durumu anladığında biter ona olan hırsın… kavga ederek
kavgayı azaltamazsın.

Ey nefsim,

Kendi gücünün hükümdarı, öfkenin esiri kalbinin prensesi
olurken sarhoş olma. Tüm benliğinden vazgeçerken de yoksul olma. Ruhunu kalp
tahtında, nefsini nefesinin bahtında tutan ol. Dengenin bereketini sükutta,
aşkın şehvetini huzurda yaşa.

Bugün içindeki cenneti keşfet; dünyanın bağları önüne
serilecek… Bağın peşinde olanın başında bal arısı vardır. Sen arılarla dost ol,
bal sana ikram gelir.

Ey nefsim, hatırla ki! Her hesap için bir gün yekün çizgisi
çekilir… Ödeyemeyeceğin tutar egona yedirdiklerin olacaktır. Ruhun yolunu
tıkama…
E.Dereobalı
08.06.2015 alsancak

5 Haziran 2015 Cuma

Kasa Defteri


KASA DEFTERİ

Hesapta kalan frekans dileklere yetmezse?

Travma dediğimizde aklımıza hep kazalar, tecavüzler, kaçırılmalar ve dayak, eziyet geliyor. Ancak ya psikolojik travmalar? Görmezden gelmeler, ifade edilmeyen güzellikler, fazlaca sarfedilen saldırgan söylemler… Keşke görebilseydi insan gözü nasıl bulaşıyor tenimize, bedenimize, yıka yıka temizlenmiyor öfkenin, nefretin travmatik izleri…

Son günlerde sıkça duyar olduk ne yersen o sun, ne söylersen “O”sun, ne düşünürsen o sun… iyi ama neyim marul muyum şimdi? Beynimden geçen “merak” mıyım? Nedir bu “o”sun?

Öncelikle düşüncelerimizin, fiziksel bedenimizin, duygumuzun bütünü bir enerji yapısıdır. Enerjinin daha yoğrulmuş düzeyi beden olup görünür kılınsa da aslında taşabilecek bir enerjisel yapının bütünüyüm. Dolayısıyla titreşim düzeyimdir beni evrende görünür yapan. Şimdi dönelim en başa ben bir titreşimsel yapıysam frekansı düşük yiyecekler (hazır gıdalar, hayvansal katliamlar, GDO’lar, vs…) bu titreşim çemberine soktuğumda elbette bakiye azalacak ve düşecektir enerjim. Negatif cümleler duymak ortama maruz kalmak, negatif düşünceler üretmekte aynı şekilde var olan kasadan harcamaktır.

Şimdi gelelim dileklerimize ve hayatımızda yaşamak istediğimiz düzeye…

Kasanızda yüklü bir bakiye ile doğuyorsunuz da, anneniz için istenmeyen bir bebeksiniz sevgi ile değil nefretle büyütülüyorsunuz ve kasadan harcıyorsunuz. Doğal değil hazır gıda ile besleniyorsunuz ve kasadan harcıyorsunuz. Tv’de şiddete maruz kalmış yayınlar izliyor kasadan harcıyorsunuz. Zaten sürekli bir zavallı ben modunda cümleler kuruyorsanız kasadan harcıyorsunuz. Aşık oluyor, güneşte kumlara uzanıyor, duş alıyor, uyuyor, orada gülüyor ve kasaya ödeme de kabul ediyorsunuz ve bu bakiye enerji olarak/azalarak yaşayıp gidiyorsunuz.

Hal böyle iken yetmezmiş gibi suçu orada “Rabbim isterse olur” , “sen affet” gibi cümlelerle hani hayat yolunda gitmiyorsa (sizin niyetiniz iyi ?! sonuçta) suçu atacak, gücünüzü teslim edecek bir de putlaştırılmış inanç sistemi yaratıldıysa değmeyin hayat yolumuzun keyfine.

“Siz mi istediniz canım bu kadar bela, sıkıntıyı?!”

“Öyle yazmış Yaradan”

Haydi toparlanın; aynalara bakma vakti. Sistem ve yüce yaratıcı ASLA kötü yazılar yazmaz… Baskı hatasıdır. Silin bilinç dışı belleklerden… yapın hesap kitabınızı ne var kasada bakiye…

Eğri oturup doğru konuşun Rızkınıza, Aklınıza, Fikrinize, Enerjinize SAHİP ÇIKIN, ARININ…

Nedir dilek dilemek?  Bakiye neyse kasanda o kadardır. Yaşayabileceğin frekansta… Yüzleşin kasadaki ederinizle ve yükseltin frekansları…

Öfkeden, dedikodudan, başka hayat yollarıyla uğraşmaktan, kirli ticaretten, hırstan, güç bağımlılıklarından, kirli yaşamlardan, teknolojinin ego şişiren kısımlarınızdan,… Dönelim özümüze insanlığımıza,

NE GAM KALIR, NE TASA…

Haydi patlasın sen kahkaha sevgiye, Rabbime, Bolluk, Bereket enerjisine DÖNSÜN ARTIK ROTA…


29 Mayıs 2015 Cuma

Eş

Eş olmak..biz olmak..bütün olmak..doğadan öğrenecek ne çok şey var...bahane uretmemek sadece olmak..koşulsuz sevebilmek adına...


26 Mayıs 2015 Salı

Ilızyonunuzu nasıl alırdınız?



Ayrılık ilizyonunu boz. Kendi ruhundan ayrılamazsın... Frekansın değişir olsa olsa, arınırsın  titreşimi az parçadan ... Aynı titreşime eşitlendiğiniz başka bir alanda yeniden katılırsın oyuna... Aynı yolda seyahat eden iki araca bölünse ailen, biri basıp gaza ilerlese diğer şöför etrafı seyrederek tamamlasa yolu ... Terketme ,terkedilme ,ayrılık mı olurdu ..?  Bütününe bak puzzle ın hayatın bir yarış değil,  bir yolculuk olduğunu idrak et.. Diğer şöförlere saygı duy... Hızlı yada dolaşarak ilerlemek tercihi seni reddetmesi değil... Kendi araç hızı ve seçimi... Bu bir aşk bağımlılığıysa özgür bırak ruhunu... Yolun keyfini çıkar... Nasılsa yuvaya varışta ,molalarda yine seninle herkes ... Ayrılık ilizyonundan sıyrıl... Keyifle devam et yola... Kendı yoluna değil diğer aracın şöförüne verirsen dikkatini kazalar kaçınılmaz olacaktır. .. Çok canın yanıcaktır haklısın...     Ancak  başka araçların ruhuna müdahale edip tekamullerine karışan,kendi  hayat yolunun  sorumluluğunu almayıp kaza yapan kimdir?

Haydi şimdi ... Kendine merkezlen... Rabbine verdiğin sözü hatırla... Kimbilir gün nasıl süprizler getirir sana.?   Acılara değil kendine odaklan ... Artık sana hizmet etmeyen tüm duygu ve düşünce girdabından  ARIN...

Ayrılık bir ilizyon  ...
GEÇ ARDINA GÖR KENDİNİ. ..


E.DEREOBALI 27.05.2015
Bir masal kahramanına ithaftır..
GERÇEKLİK SANILAN TÜM MASALLAR UYANIŞA KADAR SÜRER...
yolun açık olsun süperman ...


24 Mayıs 2015 Pazar

Yara..

Yara varsa kolonya yakıcıdır... kolonya nın sana bir kastı olamaz...bu noktada iki anlayış gelişebilir...
1. Lanet kolonya :(
2. Aaa yara burdaymış :)

Özgür seçim...
Farkındalık ; yaranın yerini bilmeden iyileştiremezsini keşiftedir .. ve her iyileşme bir ilizyonu dağıtır.. 


19 Mayıs 2015 Salı

Kavşak...



Hayat bir anda yıllardır uğruna savaştığın ve ulaşmayı hayal bile etmediğin işleri çözümleri rakamları aynı anda 3 farklı dosyayla önüne koyup da buyur dediğinde anlıyor insan nasıl bir yol ayrımında olduğunu... Bu kez kavşağın tam ortasında durduğunu... NE TUHAF para önünde ,güç önünde, şöhret önünde ... ve kavşağa varıncaya dek hayatının amacı sandığın herşey son bir imza için masadayken o son imzayı atacak olan kişide kendiyken insanın duruyor... korkuyor mu ? HAYIR... keyfini mi çıkarıyor?  HAYIR...

BAKIYOR geçtiği yollara,hayatının amacı ve hedefi sandığı yere varınca beklemediği bi anda .. kolayca ahkam kestiği herşeyle yüzleşiyor.. Yargıladığı insanlarla kırdığı aynadaki yansımalarıyla ... Öteki sandıklarıylarıyla... Düşmanı saydığının elinde bağışlanırken hayatı ... BAKIYOR kendi saydıklarına...

Ölmeden önce son nefesini aldığın ana git ne hissediyorsun ve o bedeni hangi duygu düşünceyle terk ediyorsun der gibi bakıyor; geçtiği yolun son adımındaki duygu, düşüncesine ve durduğu yere... Az sonra geçeceği yolda yeni  doğacağı  hayata bakıyor !!! Az sonra diye fısıldıyor içindeki şeytan yıllardır düşlediğin yere varacaksın ...Az sonra bir ilizyondan daha uyanacaksın diyor içindeki melek... Acaba hangisi gerçek? Düşünürken o gün alıp da üzerine geçiştiriverdiği tişörte takılıyor gözü .. üzerınde bugun   olacak olan birşey için yarın teşekkür edeceksin yazan tişörte... şaka gibi geliyor hayat .. kozmik bir şaka olmalı bu diyor kendine ...

Kavşaktasın ve iki yol var önünde...Abartıcak bişey yok ...Birçok kez olmuştur herbirinize.. Bu kez farklı olan ruhunun uyanışıdır...Özgür seçim demek yaşamın sorumluluğunu almak demektir ve bunun ne demek olduğunu artık bilmektesindir... Ruhun ergenliğini henüz bitirmiştir ve seçimlerinin sonucuna katlanması gerektiğini öğrendiği bir ilizyondan yeni uyanmış .. asi bayraklarını yakmış suçlayacak kimse kalmadığını rabbinin sistemin yada başkalarının oyunu olmadığını idrak etmiştir artık...

Seçimlerindir kader dediğin ve kaderini kendi ellerinle biçimlendirdiğin bilecek kadar büyümüşsündür. Bir yanda egon yıllardır düşünü kurduğun herşeyden vazgeçecek kadar korkakmısın? diye kükrer ruhuna... Diğer yanda ruhun,  özgür seçim gezegeni seçtiklerini yaşacak kadar büyüdün mü ? der sakince... sıkışıp kalır bilincin ikisinin arasında...

Nefes alışın yüzyıllar sürer.. Daralırsın... Korkarsında aslında; tüm silahlarına el konmuşken nasıl yürürsün ruhunun yolunda...ilizyonlar bir bir dağılırken...son imza için beklenirken...ruhun kese atılmış bir ten kadar yeni deriye yabancı ve can çekişirken egon...silkelenirsin...


VE SEÇİMİ YAPARSIN...
UYANIRSIN...
Durun vazgeçtim...

hayallerim sandığım güç bağımlılığımdan...ünden...şöhretten... paranın satın alabildiği gerçeklik ilizyonlarından...tanrıcılık oynayan egodan...ben sandıklarımdan VAZGEÇTİM...

Hiç olmayıda göze alarak
Rezzak olan adına sığınarak RABBİMİN...
Ruhu seçtim...

E.Dereobalı


7 Mayıs 2015 Perşembe

Var mısın ? Kendine yürümeye...

İçini temizleme  cesareti gösterebilmek olgun ruhlara özgüdür.. cesaretin  karşısında evren eğilir ;) sakın küçümseme ey insanoğlu gücünü... sana verilmiş bir lütuftur ve mütevazilik gizlenmiş kibirdir.. değerinin farkına var güzel insan... herkes kadar özelsin lakin tek ve biricik yaratıldın ..

Rabbim herbirimizi tek ve biricik yaratmışken ... kimiz ki kendi ruhumuza küsüp .. evreni kontrol etmeye kalkan ve hayat hakkında egonun esiri olup ta ; görünene kanıp ardına ahkam keseriz  ...

Kendini tanımaktan geçer yolun... kimin esiri olduğunu bil ki soyun maskelerinden... kime öfken .. kendin yazar kendin oynarken bu yaşam perdesini .. oyunun bir yerinde spontan roller yazıp yaratılırken verdiğin sözü unutur da kimi sorgularsın neden ben tanrııımmm  nidalarıyla...

Haydi gel ..plana dön... hatırla ... neden burda ruhun...  kendine giden yolda ilk adımı atmaya var mısın?

E.Dereobalı