18 Ekim 2016 Salı

İHTİYACIN OLAN TEK ŞEY İNSAN




(Diva Dergisi 83. sayfa 15.10.2016)

İHTİYACIN OLAN TEK ŞEY İNSAN
Bağımlılık deyince toplumsal ayrıştırma yapar hemen egomuz..
İlk anda madde bağımlıları ve sigara bağımlıları geliverir aklımıza. Oysa ki bağımlılığın bir görülme ve farkedilme ya da görülüp farkedilmemekten bir kaçış olduğunu anlamak gerekir. Bu kapsamdan bakıldığında her birey kendi içindeki bağımlılığı kavrayabilir.Sigara içenlere ayrı oda yapmak yada dışarıda içmesini istemek madde bağımlılarını AMATEM' e yollamak "bağımlı" kavramını gözlerinizden ırak edebilir ama içinizdeki bağımlı tarafı gözden kaçırmanıza ve sisteme yem olmanıza da sebebiyet verebilir.
Belki de SİZ; "sıkılınca öfkeyi yemekten alıyorum" derken “sevildiğimi hissedemiyorum, SEV BENİ, kendimi sevemiyorum” diyen bir yeme bağımlısısınızdır .
"Ayy kan şekerim düştü,tatlı bişey yok mu?" deyip hipoglisemi maskesi altında saklanan....Hayatın sorumluluğunu üstüme alamıyorum,bu anlamsızlıktan yoruldum demeye çalışan bir şeker bağımlısısınızdır.
"Bu hayat çok zor,dünyanın haline bak” diye sızlanırken aslında acı bağımlısı bir kurbansınızdır.
Tüm bunları farketmek sizi yaftalamaz korkmayın. Aksine kendinizi gerçekleştirmeniz, birey olmanız ve kişilik gelişiminiz için bulunmaz bir fırsat sunar.
ABD'li psikolog Abraham Maslow çalışmasında 1943'de bir çalışma ortaya koymuştur ve bu insan psikolojisinin yapı taşı hatta çatısı haline dönüşmüştür.
Her ihtiyaç düzeyi bir gelişme düzeyidir ki bir basamağı karşılamamış birey diğerine ihtiyaç duymaz, duyamaz; hatta algılayamaz.
İhtiyaç Teorisi
1-Fizyolojik gereksinimler (nefes almak, karnını doyurmak, uyumak, seks, boşaltım,vs...)
2- Güvenlik gereksinimi (vücut, barınmak, iş, sağlık, mülkiyet güvenliği)
3- Ait olma, sevgi, sevecenlik gereksinimi (aile, arkadaşlıklar, cinsel yakınlık, aşk ve tutku)
4- Saygınlık gereksinimi (özgüven, başarı, özsaygı, başkalarına saygı, diğerinin hakkını gözetebilme)
5- Kendini gerçekleştirme gereksinimi (erdem, yaratıcılık, doğallık, problem çözme, ön yargısız olma, görünenin ardındaki gerçeği arayış)
Tamda burada işte asıl güncel tehlike başlar.
İlk iki basamağı tamamlamış olan birey üçüncü basamağa geldiği yaşlarda, aile yada sosyal ortam (okul,sokak,vs) içinde bir engelleme ile karşılaşır ve bunu dönüştürmenin bir yolunu bulur. Çocukluk travmalarına bağlı, yetişkinlik döneminde bağımlı kişilik alt kimliklerinden birini edinmiştir artık . Hele ki bunu toplumsal olarak kabul gören bir yol da bulmuş ise ( yeme bagımlılığı şeker bağımlılığı gibi ) kendi bile farkına varmadan yaşayıp gidebilir. Ancak normal hayat içinde yine de bunun farkına varıp , kendini gerçekleştiren insan olma şansı elde edebilir...Bir üst basamağa geçiş için bu alt kimlik problemini çözme yoluna gidebilir.
Bireyin gelişimi aynı zamanda toplumunda gelişimidir. Arz talep dengeleri zorlar çünkü toplumları gelişmeye ...
ANCAK ARTIK ŞANSINIZ YOK !!! Toplumsal olarak gelişmenizin...
Bunu engelleyen bir virüs çoktan ruh,beden,zihin dengenizi ele geçirmiş durumda; adı internet.
Sanal sosyal ortam "hey ben seni görüyorum, kabul ediyorum,seviyorum" demeye başladığı anda artık bireysel olarak, ruhsal gelişim basamağına takılı kalmış durumdasınız. Tehlike çanları çalmaya çoktan başladı. İhtiyaç listeniz artık kabul gördüğünü, beğenildiğini, onaylandığını, alkışlandığını sanan bir sanal ilizyon içindedir.
Dikkat Farkedin...Siz bir sosyal medya bağımlısısınız.
Bu nedenle artık toplumsal kabul görmeye, okumaya, gelişmeye, aşka, dokunmaya, sarılmaya ihtiyacınız kalmadı sanıyorsunuz. Bilinciniz buna kanıyor ancak ruhunuz acıkmaya çoktan başladı.
PEKİ NE ZARARI VAR?
Bireysel Zarar: Hemen bu bağımlılık treninden inmezseniz ruhunuz açlığını bedeninizi hasta etmeye başlayarak size duyurmaya çalışacak.
Toplumsal Zarar: İnsansal ihtiyaçları kalmayan toplum çabucak ötkileşme sürecine girecek. Algısı gözetilen insanlar yanlızlaşacak, bölünecek. Az gelişmişlikten gerileyen ve değerlerini kaybeden bir hale geçmeye başlayacak.
"Dikkat yönetiliyorsunuz" demiyorum. DİKKAT YOK EDİLİYORSUNUZ! diyorum ...
İHTİYACIN OLAN TEK ŞEY;
bir dostla içilen kahve,
bir komşuya ikram edilen lokma,
bir aşka dolanmış yürektir.
İNSAN OLMA İHTİYACINIZDAN VAZGEÇMEYİN !
Esra Dereobalı

17 Ekim 2016 Pazartesi

17.10.2016 GÜNAYDIN KARTI

Günaydıınnn...herşeye rağmen GÜLÜMSE GÜNEE... sevdiklerinizin uzağına düşmediğiniz...hayatta ne olursa olsun sıcacık bir yüreğin elinden tutup çimenlerde yürümenin keyfinden vazgeçmediğiniz... hayatın rutininde değil an ın keyfinde yaşamanın tadına vardığınız bir hafta olsun...


15 Ekim 2016 Cumartesi

15.10.2016 GÜNAYDIN KARTI

Etrafında gördüğünden midir şikayetin...
Bil ki... arınma vaktidir yüreğinin...
Bu güzel günde güzel görmeniz dileğiyle...
Mutlu haftasonları



14 Ekim 2016 Cuma

HAYATIN PES NOKTASI



HAYATIN PES NOKTASI
Herşeyin bi noktası var... mesela buzun donma noktası.. camın kırılma noktası.. demirin tava geliş noktası ...kimyanın tepkime noktası... çeliğin çürüme noktası...
Peki ya insanın noktası?..
kendinden vazgeçiş noktası ...
Yaşamak güzel şey dostum...
Insanın noktası sana uzanan eli tutuş noktasıdır hatırla...
yaradılışı..
Planı hatırla...
E.Dereobalı

13 Ekim 2016 Perşembe

EN UZUN İLİŞKİ





EN UZUN İLİŞKİ!
Mutsuz musun ? Düşünme ...kır direksiyonu..biryere mi çarparsın ?çarp ve dur ve bak ve ol anda ol ...sadece ol ..düşünme... Nereye yol aldığını bilmeden direksiyonda olmaktansa biryere çarpıp dur bi bak etrafına uçan kuşu kanat çırpmaktan yorulan kelebeği, yağmur damlaları arasında çırpınan su perisini farket..sonra sor kendine....kendine giden yol nerden geçer;)
Yaşadığını hisset ,skor tabelalarında çentik atmaktan mı ibaret hayat? Kaç bahar geçti bir papatya üstünde uğur böceğini izlemeyeli? Bir akasya altında haylazlık etmeyeli? Bir kediye süt vermeyeli? Sevgilinin elini tutup yürümeyeli kaç dolunay doldu boşaldı?
Bir sor aynalara hayata mı yetişme çabasındasın ?kendine geç kalmışlığın telaşında mı? Kaç dönemeç önceydi neşeyle vedalaştığın kavşak? Hangi gözyaşında boğdun içindeki çocuğuda bir gecede büyüdü ayakkabı numaran?
HAYDİ GÜLÜMSE HAYAT BU KADAR CİDDİYET İÇİN ÇOK KISA..HAYAT KOZMİK BİR ŞAKA :) ve YOL TAM KARŞINDA ..YARIN GÜN DOĞUMMUNDA KALBİNİN RİTMİ HAYATLA DANSI ÇALDIĞINDA BU KEZ ONU DİNLE ,okul yolunda çakıl taşıyla top oynayan çocuğu selamla aynalarda ve barış onunla ,sarıl kendine ,gülümse kendine ,HAYATTAKİ EN UZUN İLİŞKİN KENDİNLE ;)
ESRA DEREOBALI

10 Ekim 2016 Pazartesi

10.10.2016 GÜNAYDIN KARTI

Kendine;
Yapamadıklarınla ilgili gülümseyebildiğinde
BÜYÜRSÜN ;) Bol gülücüklü mutlu bir hafta olsun...


7 Ekim 2016 Cuma

08.10.2016 GÜNAYDIN KARTI

GÜNAYDIIINNN..... doğan güneşe,her sabah yeniden tazelenmeye, yeşil yaprağı görebilmeye, neşeyle atan kalplere...Mutlu haftasonları...